Magnezyum, bedensel işlevler için gerekli yaşamsal bir mineraldir.

Besinlerdeki magnezyum miktarının yaklaşık % 40- 60’ı vücut tarafından kolay emilmektedir. Vücuttaki magnezyumun 2/3 ü kemiklerde,1/3 ü hücre içinde, çok az bir kısmı ise kanda bulunur. Bu yüzden magnezyumun kanda ölçülmesi her zaman bize doğru bir sonuç vermeyecektir. Magnezyum tetkikleri İdrarda ve hücre içerisinde yapılıp,kişinin genel durumundan ve hikayesinden de magnezyum eksikliği olup olmadığı tespit edilmeye çalışılmalıdır.

Dünya Sağlık Teşkilatının (WHO) ve Almanya Beslenme Enstitüsünün (DGE) belirlediği değerlere göre,insan vücudunun günde ortalama 280-350 mg magnezyuma ihtiyacı vardır.

Magnezyum üç binden fazla enzimin, özellikle de fosfat transferi yapan enzimlerin kofaktörü olarak görev almaktadır.

Magnezyum kardiyak kontraktilite ve periferik vasküler tonusun devamlılığının sağlanmasında önemli rolü olan düz kas hücrelerindeki kalsiyum hareketini de regüle eder.

Elektriksel olarak uyarılabilen dokuların aktivitesinde önemli rol oynamaktadır. Magnezyum sinir sisteminin ve kasların gevşemesini sağladığı için “Anti-stres minerali“ olarak da bilinmektedir.

Magnezyum, hormonların (insülin, tiroid hormonları, östrojen, testosteron, DHEA), nörotransmitterlerin (dopamin, katekolamin, serotonin, GABA), mineral ve elektrolitlerin iletilmesinde rol oynar .

Magnezyum,vücudumuzun C vitamini , kalsiyum, fosfor, sodyum ve potasyumu daha etkili bir şekilde kullanabilmesi için gereklidir.

Enerji üretiminde görev alır.

Vücut sıvılarının asit-baz dengesinin sağlanmasında rolü vardır.

Kalp kasının çalışmasında görevlidir.

Sinir iletimi ve kasların gevşemesinde etkin bir role sahiptir.

Kan basıncının düzenlenmesinde görevlidir.

Yaşlılarda glikoz toleransını düzeltici etkiye sahiptir.

Düşük magnezyumlu diyet uygulamak, fazla tuz alımı, alkol ve tiazid grubu diüretiklerin kullanımı magnezyumun idrarla atılımını artırarak bu elementin vücuttaki miktarını düşürür. Vücudumuzda birçok önemli fonksiyona sahip bu minerali yeteli ve dengeli almaya özen gösteriniz.

Mg eksikliğinin oksidatif stresi artırdığı gösterilmiştir. Mg eksikliğinin oksidatif hasarı postiskemik miyokardiyuma dönüştürdüğü ve antioksidanların Mg eksikliğinin prooksidan etkilerine karşı rolü olabileceği ortaya konmuştur.

Magnezyum eksikliği ile ilgili olduğu düşünülen hastalıklar; Alzheimer, anksiyete bozuklukları, anjina, aritmi, astım, bağırsak bozuklukları (peptik ülser, Crohn hastalığı, kolit, besin allerjisi), böbrek taşları, depresyon, fibromiyalji, hipertansiyon,hipoglisemi, insomnia, kalp hastalığı (ateroskleroz,yüksek kolesterol ve trigliserit), konjestif kalp yetmezliği, kas krampları, kas zayıflığı ve yorgunluğu, konstipasyon, kronik yorgunluk sendromu, Lou Gehrig hastalığı, migren, mitral valv prolapsusu, miyopi (Mg eksikliği olan anneden doğan çocuklarda), multipl skleroz, obezite,osteoartrit, osteoporoz, otizm, otoimmun bozukluklar, Parkinson hastalığı, primer pulmoner hipertansiyon, Raynaud hastalığı, romatoid artrit, sendrom X, serebral palsi (Mg eksikliği olan anneden doğan çocuklarda), serebrovasküler olay, tip 1-2 diabet ve tiroid bozukluklarıdır.

Eğer besinlerle magnezyum eksikliğini gideremeyeceğinize karar verdiyseniz uzmanınızın takibinde takviye olarak kullanılmasını önerdiğimiz magnezyum türleri;

  • Mg glisinat (anksiyete,uyku problemleri)
  • Mg sitrat (kabızlıkta)
  • Mg malat (fibromiyalji,kas ağrıları)
  • Mg taurinat (migren,baş ağrısı,anksiyete)

Magnezyum Kaynağı Besinler

  • Mercimek,börülce,nohut,badem,fındık,ceviz,ananas,avokado,muz,elma,şeftali,ıspanak,pırasa,lahana,uskumru,susam

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir